MİRAS BIRAKANIN TASARRUF ÖZGÜRLÜĞÜ

SAKLI PAYLAR

Miras bırakanın mal varlığı üzerinde tasarruf edebileceği miktar ne kadardır, diye baktığımızda, burada Roma ve Latin hukuklarında daha farklı düzenlemeler varken bizim hukukumuzda da aileyi koruma prensibi vardır. Bu yüzden miras bırakana sonsuz olarak tasarruf özgürlüğü verilmiyor sınırlı bir tasarruf özgürlüğü vardır. Bu sınır ise saklı paydır. Miras bırakan terekesi üzerinde saklı payı dışındaki kısmında tasarruf edebilir. Buna tasarruf oranı denir. Ancak saklı payına müdahale edemez.

Saklı Pay Nedir?

TMK – Madde 505- Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir.

Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa, miras bırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir.

TMK – Madde 506- Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir:

1. Altsoy için yasal miras payının yarısı,

 2. Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,

4. Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.

Saklı pay, miras bırakanın üzerinde tasarrufta bulunamayacağı ölüme bağlı tasarruf veya sağlar arası karşılıksız tasarruflar ile bertaraf edilemeyeceği yasal miras payını ifade etmektedir. Miras bırakan saklı pay dışında kalan tereke bölümü üzerinde tasarrufta bulunabilir.

Tüm kanuni mirasçılar saklı payı mirasçısı değildir. Yasanın saydıkları saklı paylı mirasçıdır. Burada altsoy, anne-baba ve eşi sayılmaktadır. 2007 de yapılan yasal düzenleme ile kardeşler saklı paylı mirasçı olmaktan çıkarılmıştır. Altsoydaki evlatlık da burada saklı paylı mirasçıdır. Yeğen, yasal mirasçı olabilir. Ancak saklı pay mirasçısı olamaz.

Üçüncü zümre için saklı pay yoktur. Üçüncü zümre yasal mirasçıdır ancak saklı pay mirasçısı değildir.

Kişinin üzerinde tasarruf edebileceği tasarruf oranını bulabilmek için terekenin toplamından saklı pay miktarının çıkarılması gerekir. Burada kalan miras bırakanın üzerinde tasarruf edebileceği miktardır.

Saklı payı oranı mirasçının, miras bırakana yakınlık derecesine göre değişmektedir. Örneğin eş, kimin ile yani hangi zümre ile mirasçı olursa, ona göre farklı bir pay alacaktır. Saklı pay arttıkça tasarruf oranı azalır.

Yukardaki kanuni düzenlemeye göre saklı paylar belirlenir. Türk medeni kanuna göre altsoyun saklı payı yasal miras payının yarısıdır. Bu demek oluyor ki bir bölü ikisidir. Yani tek başına saklı pay mirasçılar olursa bu durumda yasal mirasın 1 ÷ 2’si kadar pay verilir.

Örneğin, anne babanın ve kardeşlerin saklı payı ve tasarruf oranına baktığımızda Türk medeni kanuna göre yasal miras payının bir ¼ e indirilmiştir.

Bu oranlar değişmez. Çünkü önce yasal miras payı bulunur ondan sonra bu kişinin yeni medeni kanuna göre ¼ saklı payı hesaplanarak anne babanın saklı payı bulunur. Yeni medeni kanuna göre anne baba tek başına mirasçı ise ½ yasal payı alır. Eğer her biri sağ ise ¼ ün yarısı verilir. Yani ½ toplam paydır. Mesela anne ve baba ikisi de sağ ise her birinin payı 1 ÷ 2 × 1 ÷ 4 = 1 ÷ 8 olur. Buradan tasarruf oranı: 8 ÷ 8 – 2 ÷ 8 = 6 ÷ 8 olur.

Eğer saklı pay ihlal edilmişse bu durumda tenkis davası açılır ve tasarruf oranı indirilir.

Tenkise esas olan terekenin hesaplanması şu şekildedir:

Tenkise esas tereke = net tereke + sağlar arası ivazsız kazandırma + hayat sigortası yani miras bırakanın yaptığı üçüncü ikisi için kazandırma.

Halefiyet kuralı burada saklı paylı mirasçılar için de geçerlidir. Ancak bu altsoy içindir. İkinci zümrede anne baba için halefiyet kuralı işlemez. Ayrıca sadece anne ve baba sayıldığı için, anne babanın altsoyunu kapsamaz.

Eşin birinci zümre ile mirasçılığında payı ¼ tür. İkinci zümre ile mirasçılığında terekenin ½ sidir. Eşin üçüncü zümre ile mirasçılığında ise yasal miras payının ¾ ü dür. Eş tek başına mirasçı ise terekenin ¾ ü eşin saklı payını oluşturur.

Miras bırakanın muvazaalı işlemlerin, mesela miras bırakan 50.000 liralık arsasının muvazalı olarak devretmiştir. Biz bu taşınmazı terekenin aktifinde kabul ederiz.

Denkleştirmeye tabi kazandırmalar:

Miras bırakanın mirasçılarının yapmış olduğu kazandırmalardır. Kural olarak bunlar mirasçıların miras hisselerinin mahsubu olarak yapılır. Miras paylaştırıldığında bu payın o kişinin miras payından düşürülmesi gerekir. Yani o payların terekeye geri konulması gerekir. Ancak bu geri konma yerine mahsup yapılır. Dolayısıyla mirasçılara yapılan kazandırmalar aktif tereke içinde yer alır. Önce bunlar terekeden çıkarılır yani saklı pay hesap edilirken öncelikle bunlar tereke borcu olarak terekeden gelen çıkartılır.

ÖZEL TENKİS KURALLARI

1. Miras bırakan saklı paylılara tenkise tabi kazandırma yapmışsa

TMK – Madde 561– Saklı pay sahibi mirasçılara ölüme bağlı tasarrufla yapılan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların onların saklı paylarını aşan kısmı orantılı olarak tenkise tâbi olur. Tenkise tâbi birden fazla ölüme bağlı tasarrufun bulunması hâlinde, saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşan kısmı ile saklı pay sahibi olmayan kimselere yapılan kazandırmalar orantılı olarak tenkis edilir.

Saklı paylı mirasçılara yapılan kazandırmalar, onların saklı payları çıkarılarak kalan kısım tenkise tabi tutulur. Örneğin saklı paylı bir mirasçıya miras bırakan ölüme bağlı tasarruf ile 100.000 liralık kazandırma yapmışsa, saklı paylı mirasçının saklı payı 75.000 TL ise bu 75.000 TL, 100.000 TL’den çıkarılarak kalan 25.000 liralık kazandırma sadece tenkise tabi tutulur.

İster sağlar arası ister ölüme bağlı tasarruf yapılsın yasa koyucu saklı payı aşan kısmı tenkise tabi tutar. Dolayısıyla burada toplam tasarruf miktarının içine 25.000 TL’yi de ekleyeceğim. Özetle saklı paylı mirasçıya fazla kazandırma yapılmışsa saklı pay dışındaki kısmı alıyoruz ve toplam tasarruf miktarına ekliyoruz.

2. Bölünmesine imkan olmayan mal vasiyetinin tenkisi

TMK – Madde 564- Değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir.

Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir.

Bu kurallar, sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır.

Burada tenkis borçlusu kişiye seçimlik bir hak tanınmıştır. Dilerse bölünmez malı terekeye iade eder ve kendisine tasarruf oranı dahilinde nakden ödemeyi talep eder. Ya da malı kendisinde tutar iade etmez ve mirasçılara tasarruf oranı dahilinde nakit ödeme yapar. Bölünmesi kabil bir mal değilse karar tarihindeki değerini esas alırız. Yani bölünemeyen mal varsa tenkis borçlusu dilerse ben malı kendinde tutacağım miktarı nakden ödeyeceğim ya da malı tenkis alacaklısına bırakıyorum kendi tasarruf oranımın nispetinde payımı alırım diyebilir.

3. Vasiyeti yerine borçlusunun tenkis talebi

TMK – Madde 563- Tenkis, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasçı atanması yoluyla veya diğer bir ölüme bağlı tasarrufla elde edilen kazandırmaların tamamında, orantılı olarak yapılır.

Ölüme bağlı tasarrufla kazandırma elde eden kimse, bazı vasiyetleri yerine getirmekle yükümlü kılınmışsa, kazandırmanın tenkise tâbi tutulması hâlinde, bu kimse mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça vasiyet borçlarının da aynı oranda tenkis edilmesini isteyebilir.

Üst vasiyet alacağı hangi oranda tenkis edilirse, alt vasiyet alacaklısı da kendi alt vasiyet borcunun aynı oranda tenkisini talep edebilir. Yani üst vasiyet alacaklısının alacağı için tenkis istendiğinde kendi alacağı için tenkis hangi oranda ise kendi alt vasiyet borcunun da o oranda tenkisini talep edebilir.

4. İvazlı feragatta tenkis

TMK – Madde 574- Mirastan feragat eden, tenkis sebebiyle terekeye bir malı veya diğer bir değeri geri vermekle yükümlü olursa; dilerse tenkise tâbi değeri geri verir, dilerse almış olduklarının tamamını terekeye geri vererek mirastan feragat etmemiş gibi paylaşmaya katılır.

Buradan feragat edene seçimlik bir hak tanınmıştır. Dilerse feragat karşılığı aldığı bedelin nakden, tenkisi gereken miktarı ödeyerek tenkisten kurtulur. Ya da aldığı ivazı olduğu gibi iade edip sanki hiç feragat etmemiş gibi mirasın paylaşılmasına katılır. Bu şekilde tekrar mirasçı sıfatını kazanabilir.

5. Miras sözleşmesi ile ivaz ödeyerek mirasçı atanan kimsenin tenkis davası ile karşılaşması

TMK – Madde 566- Kendisine tenkise tâbi bir kazandırma yapılmış olan kimse iyiniyetli ise, sadece mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür; iyiniyetli değilse, iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur.

Miras sözleşmesiyle elde ettiği kazandırma tenkise tâbi tutulan kimse, bu kazandırma için miras bırakana verdiği karşılığın tenkis oranında geri verilmesini isteyebilir.

Miras sözleşmesi ile belli bir miktarı ödeyerek atanan kimse tenkis davası ile karşılaştığında miras bırakın ödemiş olduğu ivazının aynı oranındaki tenkisi talep etme hakkı vardır. Yani miras bırakan sözleşme ile bir mirasçı atar ve buna karşılık bir bedel alır. Mirasçı atadığı kişi tenkis davası ile karşılaştığında kendi ödemiş olduğu bedelin aynı oranda tenkisini talep etme hakkına sahip olur.

6. Ön mirasçı kendi saklı payını aşan mirası artı mirasçıya geçirme borcunun tenkisini talep edebilir

TMK – Madde 569- Mirası art mirasçıya geçirme yükümlülüğü ile saklı payı zedelenen mirasçı, aşan kısmın tenkisini isteyebilir.

Bu kural için ön mirasçının saklı paylı mirasçı olması gerekir.  Hem ön mirasçı hem art mirasçı saklı paylı mirasçı değilse bu kural uygulanamaz.

7. İntifa ve irat vasiyetinin tenkisi

TMK – Madde 568- Miras bırakan, tahmin edilen devam sürelerine göre sermayeye çevrilmeleri hâlinde tasarruf edilebilir kısmı aşan intifa hakkı veya irat borcu ile terekesini yükümlü kılarsa, mirasçıları, intifa hakkının veya irat borcunun tenkisini ya da tasarruf edilebilir kısmı vererek bu yükümlülüğün kaldırılmasını isteyebilirler.

Mirasçılara seçimlik bir hak tanınır. Seçimlik hakla irat ya da intifa hakkının tenkisi gereken miktarın kendisine verilmesini isteyebilir ya da tasarruf oranı intifa veya irat alacaklısına verilmek suretiyle terekeyi bu yükten kurtarabilir.

Bu durumda terekenin irat borcu ortadan kaldırılmış olur. Tereke üzerinde bir başkasının intifa hakkı sahibi olması önlenmiş olunur.

SAKLI PAYLAR VE TENKİS DAVASI

Yazı dolaşımı


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.